labuce_damla

efsunlu bir nakarat
tekrar edip dururken
tik tak, tik tak
duvar diplerinin ölgün sabahlarında
üşüyen bir yalnızlığı
soyunduğunda sokaklar
anladım
kutsanmış bir kovalamacada
daraldıkça
kıskacına alırmış zaman
gizlenen bir gidişin
izlerini sürerken
ve görmemek için
tüm gizleri silerken
sıyrılıp tik ve tak arasından
bir geniş zaman içinden geçtim labuce!
dönsem şimdi tersine
koca bir boşluğa çıkar
gittikçe ince bir sızıya dönen tüm yollar
bir damla
bir damla nerden bilsin labuce
birikinti mi, göl mü, nehir mi
içinde yitip gittiği
nerden bilsin
hangi kıyıda bekler onu bir liman
-ea-
Yorum (0) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa