durup...


şimdi burda durup , Abidin Dino'ya "bana mutluluğun resmini çizebilir misin" diye soran Nazım Hikmet'i anlamamak  mümkün mü?

yazınsal anlamda bakıldığında da bir bunalımı, içsel bir girdabı, hüznü, aşkı, sevgiyi, içsel bir yolculuğu ,acıyı , bir hayali ya da bire bir yaşanmış olsun  olmasın yaşanabilir olma ihtimali  bulunan kederli her olayı kelimelere dökmek daha kolaymış gibi görünüyor...

bunu sadece kendimi baz alarak değil, okuduklarımı da göz önüne alarak düşünüyorum... kişisel olarak neyi ne kadar ifade edebildiğim çok ayrı bir konu, ayrıca tartışılabilir ki zaten iddiasızım...

ama bir sevinç, bir coşku ya daha zor sığıyor kelimelere ya da tarifi daha zor... diğer bir ihtimal de kişisel bencilliğimiz... hüznü, kederi, bunalımı olabildiğince bulaştırmaya çalışırken sağa sola sevinç ve coşkuyu kendi bünyemize saklamak gibi...böyle düşünmek bile acımasız görünse de...


en vahim ihtimal de sadece benim bu konuda gerek okumadaki algı gerek yazma konusunda olabildiğince yeteneksiz oluşum... vehameti de sadece kendi açımdan tabii... 

ah veroçka'm nerdesin?
olsaydın eğer...
varsa bunu söze dökebilen bir şair, bir yazar eklerdin mutlaka yoruma:)

yok, kendim araştıramam şimdi... işim var sevincem....




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum (2) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa


  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-01-21 10:42:42
    Konu: soru!.
    /bana mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin?/ (n.hikmet)
    ..
    /peki Abidin, bana da sükunetin resmini yapabilir misin?!/..

    ***************************************

    Dino size cevap verebilir mi bilmem... onun yerine ben de bi cevap veremem...resim becerim de yok ... ben söyleyim siz hayal edin:)

    gidip yüzen bi balığı izleyin, yada yükseklerde süzülerek uçan tek bir kuşu...
    eminim size bile ulaşacaktır sükuneti...


    Düzenleyen estikce gün: 21/1/2009 saat: 12:46

    Bağlantı >

  2. Yazan: baceng | Tarih: 2009-01-20 12:06:04
    Konu: merhaba
    "Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?" cümlesinde bile hüzün okuyorum ben. Hep hüzen bulaşmak isteyen biz miyiz acaba yoksa zaten mayamızda var da ondan mı kaçamıyoruz? Hüzünlerimiz yankı bulsun istiyoruz. Sevinçlerimizi ise tek bir karede bitiriveriyoruz işte. Resmini çizmeye kalkıyoruz.

    Mutluluk kesif bir duygu değil. Hele sarsıcı hiç değil. Mesela sevdiğiniz birinin kollarındayken bile, yani o kadar mutlu bir anda bile, o anı sarsıcı ve unutulmaz yapan sadece ayrılacağınız an duyacağınız hüznün ve acının kesifliği değil mi? Bu yüzden bence ayrılığı bilmeyen bilmez vuslatın hazzını. Mahrumluğu bilmeyen bilmez nimeti. Ne demeli ki işte, ta doğuştan mahrum değil miyiz? :))

    Ablacık kim bilir sen ne anlatmak istedin ben ne anladım. Ama her zamanki gibi bir tek cümlen bana yığınla şey düşündürdü işte. Sağol. :)

    *****************************************
    söylediğin gibi kimbilir belki mayamızda, belki kelimelerimizde var bi bulaşıklık:)
    umut yazarız karamsarlık okunur, sevinç yazarız hüzün:))
    ama şuna inanırım ki bir yazılan paylaşılmışsa eğer artık anlatanın ne anlattığının önemi kalmaz, kimin ne bulduğudur önem taşıyan:)
    ne diyelim sağlık olsun:)



    Düzenleyen estikce gün: 20/1/2009 saat: 12:34

    Bağlantı >

-------------------------------------------------------------------------------- http://www.tasarlamak.blogcu.com