içbükey kırılmalar

avutulmamış acılar üstüne esen
erken rüzgâr
herşeyi mümkün kılar
yağmur bulutu suret
yarım bırakıp tavafı
savrulur uzak kıyılara
fetvası verilmiş göçten
fütursuz bir gölge kalır
gri sabırlar dilenir tanrıdan
siyahı bürünen gece
yumar sıkıca avuçlarını
biriktirdiği aldanışlar dağılmasın
suslar sarar bir yanını
kuşanır diğer yanı
yalnızlığın yangınını
dilediğince körüklemek için nârı
teslim olur rüzgâra
hangi yalana sırtını dönse
çeliğin soğuk soluğu
tamamlar eksik bir anlamı
dönüp dönüp aynı yarayı
kanatmaktan yorgun
tutunarak sessiz bir vedaya
son kez burulur acının burgacında
Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>